Aracım için ppf yaptırmalı mıyım?

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan YILDIZ23
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

evden çalısmak süpermiş hocam ben de her gün 7km git, 7km gel yapıyorum. araba tam ısınmadan stop ediyoruz. haftada 1 hafif koşturmak lazım. bilgisayar mühendisi olarak umarım ben de bir gün uzaktan çalışabilirim :D

Hocam valla ben de keşke ofise gitsem diyorum, bıkkınlık geliyor bir yerden sonra. Birkaç hafta kimseyi fiziksel olarak görmediğim oluyor, ev ve iş yeri ayrımı kalmıyor. En güzeli hibrit olması😀

Bir de bu eTSI motor yatmamalı muhabbeti, her gün çalışması daha iyi olayı var. Bir de onu kafaya takmaya başladım ama arabayı her gün çıkarsam şimdi otopark yerimi kaybederim 😂
 

Hocam valla ben de keşke ofise gitsem diyorum, bıkkınlık geliyor bir yerden sonra. Birkaç hafta kimseyi fiziksel olarak görmediğim oluyor, ev ve iş yeri ayrımı kalmıyor. En güzeli hibrit olması😀
aynen hibrit süper elbet bir gün
 
PPF kaplama işinde naçizane önerilerimi ve tecrübelerimi paylaşayım. 15 yıldır araçlarına PPF yaptıran biri olarak konuşuyorum.

İki tane çok önemli olay var: bir tanesi marka, diğeri de montaj yani işçilik. Markalar kesinlikle bilindik ve Uzak Doğu orijinli olmayan, çok kaliteli markalar olması gerekiyor, tabii eğer uzun vadeli ve aracınızı seviyorsanız. İşçilik ise kesinlikle marka kadar önemli ve değerli bir şey. Bu ikisi bir araya gelmeden lütfen PPF yaptırmayın.

Aracınızın rengi, sıcaklık koşulları ve PPF kaplattıktan sonraki yıkama koşullarınız da PPF'in ömrünü çok önemli oranda etkiliyor. Koyu renkli olan araçlar PPF konusunda sıkıntılı, çünkü sıcak, PPF'in en önemli düşmanı. Kostik içerikli şampuanlar da kullanmaması çok önemli ve basıncı yüksek olan benzinlik su pompaları çok yüksek basınçlı olduğu için zarar verebiliyor. Bunlara dikkat ederseniz çok başarılı fiziksel koruma sağlıyor.
 
Bu islem de onemli olan kullanılan malzeme ve işçilik tir
Yapimida önemli sokumude
Iyice aratirmadan bu işlemi yaptırılmamalı bence
Sokerkende işinde uzman olan bir yerde sokturulmeli ve bütün riskleri söken yer ustlenmeli
 
Uzun yol yapıyorsam ön 3 parça ppf kaplatırım 2 senede bir sökerim kafi. Şehir içi binicisi isem ve memleket/tatil hariç uzun yola çıkmıyorsam ppf'e para vereceğime aylık abonman sistemi ile kapalı otoparka bırakırım arabamı :) PPF kaplamaya istenilen binlerce lira ile sanırım 5-10 yıl kapalı otopark ücreti karşılayacaktır diye düşünüyorum.

Tabii herkesin yakınında kapalı otopark olmayabiliyor. Şu devirde araç almakta ayrı mesele iyi muhafaza etmekte ayrı mesele oldu artık.

AVM gibi sirkülasyonun bol olduğu toplu otoparklarda dengesiz kapı açan salaklardan kaçınmak için en ücra köşeye park ediyorum artık....
 
Ev ve iş yeri kapalı otopark var, ön üç parça-far-stop ve piano black olan direklerde kaplama var bence kafi. 70-80k kaplama yerine araca retrofit yaparım veya bakımları için ayırırım o parayı şahsen.
 
Bu islem de onemli olan kullanılan malzeme ve işçilik tir
Yapimida önemli sokumude
Iyice aratirmadan bu işlemi yaptırılmamalı bence
Sokerkende işinde uzman olan bir yerde sokturulmeli ve bütün riskleri söken yer ustlenmeli
Bunun önüne geçebilmek için PFF uygulaması öncesinde yüzeye Wax uygulayarak veya sprey tarzında hızlı cila uygulanırsa sökerken sorun yaratmadan kılçıksız balık misali boyaya zarar vermeden sökülecektir.

Uygulama merkezi sizi sizin kadar düşünmez kendi önlemimizi kendimiz almak gerekli.
 
Piyasada artık ppf dışında folyo çeken kalmadı gibi. Hatta tpu tph ayrımına bile vakıf olundu, çoğu yer tpu çekiyor. Bu sebeple folyo sektörü büyük yol katetti gibi. Günümüzde çekilen folyolar iyi denebilecek seviyeye ulaştığı için sökme derdi eskisi kadar olmayacaktır(illaki sökmesi az da olsa yine dert olacaktır :) )

Geçmişe bakarak folyo kaplama maliyetleri de ucuzladı(alım gücü anlamında. Sektörde çok fazla rakip ürün türedi). Bu sebeple ya komple ppf ya da sadece kendi çabamızla koruma ürünleri(sıvı katı wax vs) ile korumak mantıklı geliyor. Seramik gerek maliyetiyle gerekse ömrüyle bence artık makul olmaktan çıktı.
 
Piyasada artık ppf dışında folyo çeken kalmadı gibi. Hatta tpu tph ayrımına bile vakıf olundu, çoğu yer tpu çekiyor. Bu sebeple folyo sektörü büyük yol katetti gibi. Günümüzde çekilen folyolar iyi denebilecek seviyeye ulaştığı için sökme derdi eskisi kadar olmayacaktır(illaki sökmesi az da olsa yine dert olacaktır :) )

Geçmişe bakarak folyo kaplama maliyetleri de ucuzladı(alım gücü anlamında. Sektörde çok fazla rakip ürün türedi). Bu sebeple ya komple ppf ya da sadece kendi çabamızla koruma ürünleri(sıvı katı wax vs) ile korumak mantıklı geliyor. Seramik gerek maliyetiyle gerekse ömrüyle bence artık makul olmaktan çıktı.
Bu işi yapan büyük işletmeler artık bilindik kaliteli amerikan markalarını yavaş yavaş bırakıyor, Hatta koreli üreticileri bile kullanmayı bırakıyorlar,

Çin’e gidip oradaki üreticilerden daha ucuza malı alıp, daha fazla kâr elde etme peşindeler. Kendi PPF markamızı çıkardık gibi saçma cümleler kuran büyük işletmeler olduğunu biliyorum.
 
Eleştiri gelebilir haklı olarak ama araçlarını sürekli uzun yolda da kullanan birileri olarak hiçbir aracımıza PPF yaptırmadım. Sadece eski Opel İnsignia aracıma Ankara Opal bayi müdüründen satın almıştım oradan aldığım için bana kaput+ön tampon koruma hediye etmişlerdi öyle bir yolum kesişmişti ona da ppf derseniz tabii. Çok elzem bir şey olduğunu gram düşünmüyorum çünkü çok fahiş paralar isteniyor.
 
Bu işi yapan büyük işletmeler artık bilindik kaliteli amerikan markalarını yavaş yavaş bırakıyor, Hatta koreli üreticileri bile kullanmayı bırakıyorlar,

Çin’e gidip oradaki üreticilerden daha ucuza malı alıp, daha fazla kâr elde etme peşindeler. Kendi PPF markamızı çıkardık gibi saçma cümleler kuran büyük işletmeler olduğunu biliyorum.
Talep arttıkça üç kağıda yönelme de arttı maalesef. Ama bence yine de eski naylonlar kadar dandik değiller. Belli bi seviyeye ulaşıldığını düşünüyorum. Stek, clif, lacuna gibi ana markalar varken şimdi 50 çeşit marka türedi :)
 

Geri
Üst