Jump to content

SCC

Üye
  • İçerik sayısı

    209
  • ÜYELİK TARİHİ

  • Son ziyaret

  • Days Won

    2

SCC last won the day on 21 Mayıs

SCC en çok beğenilen konuya sahip!

Topluluk Puanı

353

SCC Hakkında

  • Derece
    İstikrarlı Üye

Bilgiler

  • İsim
    Serhat C
  • Yaşadığım Yer
    Samsun

Güncel Profil Ziyaretleri

1084 profil görüntüleme
  1. SCC

    Kimler ikitekerci :)

    Bunu ilk gördüğümde en az 10 defa izlemişimdir. Bir 10 defa daha izledim Teşekkürler @frknyldrm hocam. Bisiklet tertemiz olmuş; elinize sağlık. Tekrar kavuşmanıza çok çok sevindim; tekrar hoş geldiniz özgürlüğün ve rüzgârın diyarına
  2. SCC

    Kimler ikitekerci :)

    2015'te iş arkadaşımdan 250'lik bir chopper almıştım. Daha satışı üzerime almadan, ehliyetsiz bir kazaya karışınca birkaç aylık birlikteliğimiz son bulmuştu. İşin içine bisiklet ve koşu da girince ara vermek zorunda kaldım Fakat köyde kullanmalık ekonomik bir cross almak istiyorum; bu sınıf hakkında hiç bilgim olmadığı için tavsiyelerinize açığım Bu da o chopperla olan kısa bir anım:
  3. SCC

    Kaza Geliyorum Demez

    Adı üzerinde @typhoons hocam, kaza. Oluveriyor. Evet, kazanın neden ve nasıl olduğu kafanızı bir süre meşgul edecek; fakat bundan çok daha önemli olan kaza olduktan sonra sizin durumunuz. Neyse ki sağlığınız yerinde; kaskonuz da var. Biliyorum söylemesi kolay ama sıkmayın canınızı. Olacağı varmış; geçmiş olsun. İnşallah son olur. Bu arada, bilgilenmek adına sormamızda sakınca yoksa, size vuran araç neydi? Hızınız neydi? Kısaca kaza nasıl meydana geldi? Bize tavsiye edebileceğiniz bir şey var mı?
  4. SCC

    DÜKKAN AÇTIM :)

    Hocam balın yanında ne gönderiyorsunuz? Altın falan varsa hemen inanırım; iban aliyim. Konuda baştan aşağı gülümsedim çok yaşayın.
  5. SCC

    Herkese selamlar - dikkat gereksiz uzun

    Hoş bulduk ve siz de hoş geldiniz @kara55 hocam Araç, yaş, memleket hepsi aynı, ne güzel Kurum size 13 km mesafede, MEB açılmamıza izin verdiğinde mutlaka bir çaya kahveye bekleriz. Görüşmek üzere...
  6. SCC

    Herkese selamlar - dikkat gereksiz uzun

    Hoş bulduk @tiesay hocam. Usta ne güzel anlatmış ya. Baştan sona dinlettirdi kendini Bu motorun böyle olduğunu bilmiyordum, teşekkürler. Teşekkürler @AhmetCakmak hocam Hoş bulduk @Ender hocam Teşekkürler, hepberaber. Bir pedaldaş daha olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Geçmiş olsun hocam. Sağlık probleminiz bisikletten dolayı oluşmadıysa bisikletin o sağlık problemini gidereceğini ya da en aza indireceğini düşünüyorum @frknyldrm sizi en kısa sürede sele üzerinde ve hatta tekrar bisikletforum'da görmeyi çok isterim. Güzel tesadüf olmuş O hâlde tozunu alıp, lastiğe hava vurup, zinciri yağlayıp sürme vakti gelmiş. Eminim o da sizi ve yolları çok özlemiştir. Hatta şuanki hâliyle temizlendikten sonraki hâlini bir önce/sonra olarak alalım. Bir ara vakit konusunda ben de aynı sorunu yaşadığımda baktım olacak gibi değil; ve 32 km uzaklıkta çalıştığım fabrikaya bisikletle gidip gelmeye başladım. 1 yıl içerisinde 4-5 arkadaş daha başladı; güzergâhınız el veriyorsa siz de deneyebilirsiniz hocam. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim, hepberaber Tekrar hoş bulduk @Kysr038 hocam. Sıkılmadıysanız ne mutlu, teşekkürler
  7. SCC

    Herkese selamlar - dikkat gereksiz uzun

    Hoşbulduk @Gökhan Bilgin hocam. Keşke aramızda Golf 1 ve 2 kullanıcıları da olsa. Onlar hakkında merak ettiğim çok şey var Eyvallah Bülent Ağabey. Favorin hangisiyse feda olsun 2-3 porsiyon @HONEY Yalnız tatlılar senden. Teşekkürler Serdar Ağabey. E komşuymuşuz; bir gün çaya kahveye bekleriz @Negatiwe Eyvallah @metinkar Ağabey. Şiirin devamı için teşekkürler. Babaeski'yi çok merak ediyorum. O zamandan beri gitmek hiç nasip olmadı. Hep annemin babamın anlattığı kadarını biliyorum. Bisiklete ne oldu peki @slck hocam? Selamlar @farukal hocam. Geçen sizin yakışıklıyı Cağaloğlu taraflarında park eder şekilde gördüm sanırım. MPAL güzeldi fakat son zamanlarda adı değişti sanırım... Hoşbulduk @Alpyaman hocam. Sorunuzun birkaç cevabı var: - Popo düzenli bindikçe, bisikletin üzerinde geçirilen zaman arttıkça alışıyor. - Bisiklet taytlarının ortasında süngerler oluyor. Bunlar bu konuda çok etkili ve olmazsa olmaz. Kaliteli taytlar 400-500 liradan başlıyor. Arabada oturur gibi gidiyorsunuz - Sele faktörü de önemli tabii. Yine kaliteli seleler bu sorunun önüne geçiyor. Dünya turu yapan bisikletçiler el yapımı deri seleler kullanıyor meselâ... Ayda 1000 KM ortalama. İş durumuna göre bazı aylar 1500 olabiliyor bazı aylar 500. Yukarıdaki cevapları günde 350 kilometreyi 6 defa yapan birisi olarak veriyorum bu arada Sizi tekrar şöyle İtalyan yapımı bir Bianchi sahibi yapalım olmaz mı https://www.erdoganlarbisiklet.com/bisiklet/bianchi-oltre-xr4-cv-dura-ace-disk-karbon-yol-bisikleti-siyah-55cm.html Golf ile takas + Holosko + bir miktar para :))
  8. 18 Kasım 2018'de kayıt olup 200 mesaj yazmışım ve kendimi tanıtmamışım. Gerçi kayıt olduğum gün selam vererek hafiften bir girizgâhla konu açmışım fakat o da foruma gelme amacım olan bakımla ilgili olmuş daha çok. Yuh bana, ayıp ayıp Normalde kendimi tanıtmak huyum değildir; acayip utanıp sıkılırım. Gerçi böyle bir tanıtmayı en son gittiğim lisenin forumunda yapmıştım galiba, sene 2005 olsa gerek. O forum çoktan kapandı; 2 yıldır takip ettiğim bir burası, bir de bisikletforum var. Zaman içerisinde buradaki dost muhabbetinin samimiyetine inandığım için otobiyagrafi tadında birkaç bir şey karalayayım izninizle. Hedefim konuyu daha çok arabalara doğru kaydırmaya yönelik; biraz uzun olabilir. Belki de en uzun tanışma konusu... 1991 sonbaharında yıllık izinde Samsun'da doğup, Serhat Can ismini alıp 1995'e kadar Babaeski, Kırklareli'nde ilk adımları attım. 1995 - 2000 arası Ağrı İbrahim Çeçen İlköğretim Okulu'nda 3. sınıfa kadar gittim. Soğuğa dayanıklı biriyimdir; sanırım burada sabahları okul otobüsü beklemekten alıştım. Canım anam sabahları servis beklemeye çıkmadan önce sıcak süt içirirdi. Babam, -30 dereceleri gördüğümüzü söyler. Araçların altında ateş yakılıp çalıştırıldığını, kilit yerlerinin çakmakla ısıtılıp açıldığını hatırlarım. O yıllardan beri kışları çatı altlarından geçmem; düşen buzlardan ölenler olurdu. 2000 - 2003 arası Girne, Kıbrıs'ta 23 Nisan İlkokulu'nda 4. sınıfa başladım. Türkiye'de İngilizce eğitimi 4. sınıfta başlıyordu fakat Kıbrıs'ta 3 imiş. Müthiş zorlanmıştım fakat nasıl olduysa dilci oldum. 6. sınıf lisede olduğu için Anafartalar Lisesi'ne de gittim. 2003 - 2005 arası Siirt Mehmetçik İlköğretim Okulu'na gittim. Ağrı, Kıbrıs, Siirt sıralaması hayatın bir cilvesi olsa gerek; bak işine dedim kendi kendime. Haftanın 7 günü manyak gibi futbol oynuyorduk. 2005 - 2009 arası Bolu İzzet Baysal Anadolu Lisesi'ne gittim. Dili seçtim. Babam lise sonun ikinci dönemi emekli olduğu için Samsun'a geldik ve Milli Piyango Anadolu Lisesi'nde de eğitim görmüş olduk. ÖSS'ye girip tercih yapıp kaydımı dondurduk. 2009 - 2010 arası 4 yıl lise yetmedi 1 yıl da yurtdışında lise okumak (basketbol oynamak) için ailemin büyük fedakârlığıyla ABD'ye gittim. Amaç basket oynamaktı fakat oraya gidince işin çok farklı bir boyutta olduğunu öğrenip Amerikan Futbolu'nu öğrendim. İlk yurtdışı tecrübem bu oldu ve dünyaya bakış açım değişmeye başladı. 2010'da oradan dönünce burslu kayıt olduğum Okan Üniversitesi'ne başladım. Kampüs Allah'ın unuttuğu yer olan Kurtköy ile Tuzla arasında. IP adresleri İzmit'le aynı İstanbul Park pistinin karşısı. Birinci sınıftayken yarış dönemi 1 haftaya yakın kulaklarımız çınlamıştı o güzelim F1 motorların sesinden. Tabii son organizasyon olduğunu bilemiyorduk; yoksa inek gibi derse gitmek yerine bir şekilde piste giderdik. Derse gitmek de Kadıköy'deki yurttan ta oraya İETT E10'la Sabiha Gökçen aktarmalı bir yolculuk. Yani her gün kavimler göçü... Böyle olmaz diyip Kurtköy'de eve çıktık. Bu sefer de otobüs full dolu geçtiği için durakta otobüse binemez olduk. Babamdan borç aldım ve ev arkadaşımla ortak bir Renault Spring aldık 5.000 Lira'ya. İlk arabam bu oldu. Daha sonra araba alacak parayı hiç biriktiremedim; cebimdekini olduğu gibi harcadım. Huyum batsın. 2011'de okulun Amerikan Futbolu takımını kurduk. 2012'de Erasmus programıyla 6 aylığına Tarragona, İspanya'ya gittim. Burada dağ bisikletiyle tanıştım. Eğlenmeyi ve sosyalleşmeyi öğrendim. O kadar gitmişken Fransa, Norveç, Almanya, Sırbistan, Andorra'yı gezdim. 2013'te gönül olaylarından dolayı 2 ay İtalya'ya gittim. 2014'de sadece Rusça dersini bırakarak 1 yıllığına Avustralya'ya gittim. Burada 2 hafta at çiftliğinde, 2 hafta da kebapçıda çalıştım. 2 ayın sonunda elimde olmayan sebeplerden dönmek zorunda kaldım. 2015'te mütercim tercümanlık bölümü bitti. Biter bitmez Erasmus yaptığım yere bu sefer 6 ay staja gittim ve bu sefer yanımda dağ bisikletimi de götürdüm. 6 ayda 5800 kilometre bisiklet sürdüm. 2016 Haziran'ında staj bitince o bisikleti satıp döndüm. Çünkü Istanbul'da çalışmaya devam edeceğim için dağ bisikletine değil yol bisikletine ihtiyacım vardı. Onun parasıyla yol bisikleti aldım ve o zamandan beri 47 ayda 47.000 küsür kilometre bisiklet sürdüm. O zaman dağ bisikleti alacak imkânım olmadığı için dağlardan kopmamak adına arazi koşusuna başladım ve o zamandan beri 3.500 kilometre koştum. Bisiklet ve koşu yarışlarına katılmaya başladığım için sakatlanmamak adına takım sporları ve motosiklet sevdasını bıraktım. Aynı yaz 2 yıl sonra eşim olacak kadınla tanıştım. 2017'de Samsun'a dönme kararı aldık. 2019 Nisan'ına kadar özel bir okulda ve akabinde özel bir tütün fabrikasında çalıştım ve eşimle dağlarda butik otel açmak için işten ayrıldım; henüz açamadık. Atölye açtık. 2020 başlarında borç harç 4 arkadaş Beylikdüzü'nde bir dil kursu devraldık. Virüs her şeyi allak bullak etti (Beylikdüzü civarındanki arkadaşlar gelin tanış olalım, İngiliççe öğretelim:). Gelelim burada yollarımızın kesişmesine sebep olan Golf'e. Ve önceki araçlara: - 92 model Tempra SX AK. Tüplü ve öfkeli. Bordo. 97 yılından 2015'e kadar kahrımızı çekti, özellikle de benim. Ergenlik yıllarında motorsporlarını çok izlemem, ilk araba sürme deneyimleri, yarış filmleri ve oyunları vs derken aracın altından girdim üstünden çıktım. İlk kazalar, ilk kaza tutanakları vs hep bu arabaylaydı. Ne hızlanma bilir ne durma bilirdi. Güneş yanığı olmazsa olmaz; elektronik göstergeleri hiçbir zaman %100 çalışmazdı. Bizden sonraki sahipleri umarım kulaklarımı çok çınlatmamıştır... - Renault Spring. 97 modeldi sanırım. Kilometresine bakmadık bile. Çelik jantlı ve ön camlar elektrikliydi. Jigle var. Gizli kilit var. Marşpiyeller klasik çürük. Yukarıda bahsettiğim ev arkadaşımla okula gitmek için ortak 5 liraya aldığımız araç. USB'li teyp taktık, bu dünyanın en dandik (PIRANHA) teybi sağolsun elektrik kaçağından çok defa aküsü bitti. Öğrenim kredisi bitince benzini de dibini gördüğü için 2-3 defa bidonla benzinliğin yolunu tuttuk. Duraktan çok öğrenci arkadaş aldık götürdük. Tabii kızların çoğunluğu binmek istemezdi. Sonuçta özel okul, McLaren hariç görmediğimiz araba kalmamıştı. Lambo'yu da gördük Ferrari'yi de. Bir de bizim arkası yüksek mağrur Spring. Yalnız hakkını verdik; trafik güvenliğini ihâl etmeyecek şekilde dubaları ezip park da ettik; kullanılmayan kaldırımlara diklemesine de park ettik. Satarken duraklara astığımız ilanlardan aracın ücreti kadar ceza yemenin kıyısından da döndük. 1 yıl sonra aldığımız fiyata sattık. - 2009 Transporter T5 1.9 TDI. 2016'da Tempra'dan sonra ailecek iyi anlamda sudan çıkmış balığa çevirdi bizi. Kliması ve frenleri çalışan, farları aydınlatan, yayla gibi, yüsek ve geniş bir araç... Babam galericiden aldığı için şirket aracı olduğunu bilemedik. 350.000'de düğün eşyalarını taşımak için isteyen akrabaya verdiğimiz sırada motor yedi (bkz: emanetin canı az olur). Motoru yaptırdık, ailemize hizmet etmeye devam ediyor. Uzun şasi olmasına rağmen ufak motoru yeterli gelmiyor tabii. İvmeleneMEme konusunda Tempra'yı aratmıyor. Sağ sol kolçağı indirince uzun yollar çok keyifli. Yük varken frenler doğal olarak biraz veryansın ediyor. - 2012 Golf 6 1.6 TDI. İlk açtığım konuda forjust1day Tuna hocamın dediği gibi ''giftline'' paket. Evin 2. aracı olan Golf'ü 2018'de kayınpeder kızına verdi. İstemeye istemeye, gurur meselesi yaparak, zorla da olsa binmiş ve sürmüş oldum. Keşke sürmez olaydım... Yukarıda bahsettiğim araçların dışında kiraladığım araçlar da oldu zaman içinde. Hepsi ekonominin de ekonomisi sınıflardı tabii. Onlarla da karşılaştırınca, biz araba sürmemişiz, dedim. Kalite ve konforunu anlatmama gerek yok sanırım. Tereciye tere satacak değilim Verdiği güven, tokluk ve rijitliği de buradaki herkes benden iyi biliyordur. Daha güçlüsünü tahmin dahi edemiyorum. Hız sabitleme ile, far/yağmur sensörü ile, 200 km/h hız ile, yetkili servis ile hep bu araçta tanıştım. Her akşam yatmadan bir bakarım camdan. Her ne kadar kendimi bildim bileli motorsporları izlemiş ve oynamış olsam da arabaların paketlerinden, donanımlarından, bakımından, tekniğinden çakmayan birisi oldum. Ta ki Spring'i aldığımız ev arkadaşımla tanışana kadar ve bu forumda siz çok değerli insanlardan çok değerli bilgiler okuyana kadar. Lafı fazla uzattım, kusura bakmayın. Ben bunları niye yazdım? Öncelikle sizlere teşekkür etmek için yazdım. Sonra da hem bu aralar vakit bol hem de yukarıda bahsettiğim herhangi bir yerde veya konuda yolumuz kesişmişse veya kesişecekse seve seve bilgi paylaşımında bulunabileceğimi belirtmek için yazdım. İzninizle Behçet Necatigil'in çok sevdiğim şiiriyle bitiriyorum: ''Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı. Bitmeyen işler yüzünden (Siz böyle olsun istemezdiniz) Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi Kalbinizi dolduran duygular Kalbinizde kaldı. ...''
  9. SCC

    ANA KONU

    Bülent Ağabey? @HONEY iyi misin?
  10. SCC

    Konsol Oyun Klübü

    TOSFED pist ve ralli olmak üzere dijital şampiyona düzenliyor. Ben WRC'ye katılacağım. Oyun Epic Games'te 55 TL'ye düşmüş durumda, bilginize. http://www.tosfed.org.tr/tosfed-dijital-sampiyonaya-basliyor/ https://www.epicgames.com/store/en-US/product/wrc-8/home#editions
  11. SCC

    ANA KONU

    Günaydın, olmaz 😂
  12. SCC

    STEPNE bass orjinal

    Bir ara acil yardım merkezi teknik operasyonda çalışıyordum. İlk tam zamanlı iş tecrübem. Haftada 6 gün, vardiyalı. Neyse, yurtdışında operasyonu olan çok büyük lojistik firmalarına yol yardım sağlıyoruz ve genelde patlak lastik dosyası geliyordu. Biz de şoföre ulaşıp yerini ve sorunu tespit edip; en yakın yerden aynı ebatta ve markada lastiği bulup yönlendiriyorduk. Dosyayı bize gönderen genelde filo veya bölge yöneticisi olan beyaz yaka abilerdi fakat çoğunluğu sahadan yetişmiş olsa gerek e-postalarda genelde “istetme gümlek” diye yazarlardı. Biz de gülümserdik ve bu terime alışmıştık. Bunu hatırladım ve yeni bir araç teknolojisi daha öğrenmiş oldum İyi satışlar.
  13. SCC

    Kurulama havlusu

    Sayın @tiesay hocam sizden alıntı yaptım ama sakın üzerinize alınmayın konuyu başından beri takip ettiğim için aşağıda genel bir serzenişte bulunacağım. Ben de arabasının ve bisikletlerinin temizliği hakkında titiz olan birisiyim. 92 model Tempra'mızı benzinliklerdeki dönen silindirli makinelerde yıkattığımı hatırlayıp kendime hem gülüyor hem kızıyorum. Artık benzinlikte köpük, hortum ve bezle yıkıyorum diye kendimi tebrik ediyordum fakat bu da mı gol değil yani Kuyu suyunun ne günahı var? Saf suyla mı yıkayacağız? Evin önünde kendim yıkayayım dedim birkaç defa; bu sefer de çok su harcıyormuşum gibi geldi... Benzinlikte süresi belli, sıra baskısı vs derken anında yıkayıp bitiriveriyor insan Sonra kenara çekip camsille camları cam gibi yapıyorum, varsa bulduğum en ucuz lastik parlatıcıyı sürüyorum bitti gitti. ------------- Herkes aracını sever, değer verir fakat sizleri tenzih ederim ülkemizde bu konunun abartıldığı gibi (bakınız alım satım ilanları, fiyatlar, marka modelin statü göstergesi olması) temizlik/yıkama konusunun da abartıldığını düşünüyorum. Birçok ülkede bulundum bizdekinin yarısı kadar oto yıkamacı görmedim; ''detailing''ci hiç görmedim ya da dikkat etmedim. Millet benzinlikte ya da benzinlikteki gibi yan yana araç yıkama düzeneklerinde aracını yıkayıp geçiyor. Yahu araba bu. Yeri geliyor yağmurda, çamurda, karda sürüyoruz. Üzerinde su kaldı, silerken bez çizdi de ne demek; ben anlayamıyorum. Arabaları kapalı garajlara koyup kitleyelim üstü açık nostalji arabaları gibi sadece güneşli günlerde sürelim o zaman... Bisiklet ve teknolojik eşya konusunda daha titiz olduğum için onlarla bir bağlantı kurup empati yapmaya çalışacağım ama yine olmuyor Neyse, otomobil forumundayız, tabii ki bu işi hobi veya terapi gibi yapan arkadaşlar var, saygı duyuyorum. Elinize sağlık fakat bu da benim bakış açım. İyi forumlar
  14. SCC

    Güncel Bakım Masrafları

    @forzaGilles hocam peki bu yeni çıkan aşağıdaki yağ çekme makinesiyle yağ değiştirme işlemi sağlıklı mıdır? Hazneyi 'eski' akıtma yönetimden daha iyi temizliyor olabilir mi? Son sefer ustam bu makineyle işlem yaptı ve tedirgin oldum. Daha önce duymadıysanız şöyle özet geçeyim: Aracın motoruna yağ koyulan delikten vakumla yağ çekiliyor. Ne karter ne tapa uğraşılmıyor.
  15. SCC

    ANA KONU

    Son zamanlarda gördüğüm en iyi ilan açıklaması. Biraz gülümseyelim https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-ford-ayagimi-yerden-kessin-yeter-diyenlere-tokat-gibi-cevap-820562988/detay
×
×
  • Yeni Oluştur...